* Adam zengin olamaz, zengin adam olamaz. * Anasına bak kızını al, kenarına bak bezini al. * At ölür, nalı kalır; yiğit ölür, namı kalır. * At adımına göre değil, adamına göre yürür. * Ağaç ne kadar uzasa da göğe değmez. * Ağaç yaş iken eğilir. * Ahmağa yüz, abdala söz vermeye gelmez. * Akıllı düşman, akılsız dosttan iyidir. * Abdalın dostluğu köy görününceye kadardır. * Akıllı olup tembel ise ikaz et, akılsız olup da çalışkan ise dikkat et. * Ağlamayan çocuğa meme vermezler. * Akacak kan damarda durmaz. * Arayan belasını da devasını da bulur. * Arayan bulur, inleyen ölür. * Ak akçe karagün dostudur. * Ağaçtan maşa, abdaldan paşa olmaz. * Ağır kazan geç kaynar. * Ağlayanın malı, gülene hayır etmez. * Aç koyma hırsız edersin, çok söyleme arsız edersin. * Ah yerde kalmaz. * Ata binen, nalını mıhını arar. * Alma mazlumun ahını, çıkar aheste aheste. * Alış-veriş başka, dostluk başkadır. * Acele işe şeytan karışır. * Ata da soy gerek, ite de. * Ardıcın közü, yalancının sözü olmaz. * Ar eden, kar etmez. * Arsız erimez, çayır çürümez. * Arkalı köpek kurdu boğar. * Acıkan doymam, susayan kanmam sanır. * Aca dokuz yorgan örtmüşler, yine uyuyamamış. * Acındırırsan arsız, acıktırırsan hırsız olur. * Ağır harman geç kalkar. * Acıyan çok ama, ekmek veren yok. * Arayan Mevla’sını da bulur, belasını da. * Aç aman bilmez. * Aç it duvarı deler. * Aç ile arkadaş olma, yemem der de sömürür. * Aç ayı oynamaz. * Aç kurt insana saldırır. * Aç tavuk rüyasında kendini darı anbarında görür. * Adamak kolay, ödemek güçtür. * Ak koyunun kara kuzusu da olur. * Akan su yosun tutmaz. * Akıl akıldan üstündür. * Akıl yaşta değil baştadır. * Akılsız başın cezasını ayaklar çeker. * Alışmış kudurmuştan beterdir. * Altın anahtar her kapıyı açar. * Altın yere düşmeyle değer kaybetmez. * Ana gibi yar, vatan gibi diyar olmaz. * Ağlarsa anam ağlar, gerisi yalan ağlar. * Aç köpek fırın deler. * Acın koynunda ekmek eğlenmez. * Acı patlıcanı kırağı çalmaz. * Acın karnı doyar gözü doymaz. * Adam adamdır olmasa da pulu, eşek eşektir altından olsa çulu. * Ağalık vermeyle, yiğitlik vurmayla olur. * Adam yokluğunda, keçiye Abdurrahman Çelebi derler. * Ahmak misafir evsahibini ağırlar. * Ayıdan post, gavurdan dost olmaz. * Anlayana sivrisinek saz, anlamayana davul zurna az. * At binenin, kılış kuşananındır. * At ölür meydan kalır, yiğit ölür şan kalır. * Atlar tepişir arada eşekler kalır. * Atın ölümü arpadan olsun. * At sahibine göre kişner. * At yedi günde, it yediği günde belli olur. * Ata et, ite ot verilmez. * Ateş düştüğü yeri yakar. * Ateş olmayan yerden duman çıkmaz. * Atı alan Üsküdar'ı geçer. * Avrat var ev yapar, avrat var ev yıkar. * Ayağını yorganına göre uzat. * Azan mevlasını da bulur, belasını da. * Azman olma, uzman ol. * Azıksız yola çıkanın iki gözü el torbasında olur. * Bakarsan bağ olur, bakmazsan dağ olur. * Bağ babadan, zeytin dededen kalmalı. * Bağa gir izin olsun ki, yemeye yüzün olsun. * Balık baştan kokar. * Bir deli bir kuyuya bir taş atmış, kırk akıllı çıkaramamış. * Belli düşman, gizli dosttan yeğdir. * Bir korkak bir orduyu bozar. * Bir koyundan iki post çıkmaz. * Bir koltuğa iki karpuz sığmaz. * Bir kötünün yedi mahalleye zararı dokunur. * Bekara karı boşamak kolay gelir. * Bedava sirke baldan tatlıdır. * Bir mıh bir nal, bir nal bir at, bir at bir er, bir er bir vatan kurtarır. * Bir ekmek, dokuz aç; durma ordan kaç. * Bir evde düzen olunca düzenbazlık olmaz. * Bir gemide iki kaptan olmaz. * Bir sürüye bir kurt yeter. * Bir göz ağlarken bir göz gülmez. * Ben ağa, sen ağa; bu ineği kim sağa? * Bir taşla iki kuş vurulmaz. * Bir ye, bin şükret. * Biri yer, biri bakar kıyamet ondan kopar. * Bizim gelin bizden kaçar, ele başını açar. * Besle kargayı, oysun gözünü. * Benim oğlan bina okur, döner döner gene okur. * Borcunu bilmeyen, namusunu bilmez. * Battı balık yan gider. * Bin dost az, bir düşman çok. * Bir adamın karısı, o adamın yarısıdır. * Bal tutan parmağını yalar. * Balı parmağı uzun olan değil, kısmeti olan yer. * Bakmakla usta olunsaydı, kediler kasap olurdu. * Başsız evin köpeği çok havlar. * Bir çiçekle bahar gelmez. * Bir çöplükte iki horoz ötmez. * Bildiğinin bir huyu, bilmediğinin bin huyu olur. * Bir elin nesi var, iki elin sesi var. * Borçlu ölmez, benzi sararır. * Beş parmağın beşi bir değil. * Beyazın adı var, esmerin tadı var. * Beyden doğan, bey olur. * Bez alırsan Musul’dan, kız alırsan asıldan al. * Bıçak kadar boyu var, türlü türlü huyu var. * Bilen de konuşur, bilmeyen de. * Biliyordun kıçının huyunu, niye içtin mercimeğin suyunu? * Bilmediğin lafa karışma. * Bilmemek ayıp değil, öğrenmemek ayıp. * Bıçak yarası unutulur, dil yarası unutulmaz. * Bıçak sapını kesmez. * Bağdat'a pirince gideyim derken, evdeki bulgurdan olma. * Bahanesiz dost köyüne varılmaz. * Bilgisiz insan meyvesiz ağaca benzer. * Bin bilsen de, bir bilene danış. * Bin ölçüp, bir biçmeli. * Bir fincan kahvenin kırk yıl hatırı vardır. * Bir işe başlamak, bitirmenin yarısıdır. * Bir musibet bin nasihatten iyidir. * Binde bir gelinen yere gül döşerler, her gün gelinen yere kül döşerler. * Boğulursan büyük suda boğul. * Borç yiğidin kamçısıdır. * Boş duranı Allah da sevmez, kulu da. * Bugün bana ise, yarın sana. * Bugünün işini yarına bırakma. * Bülbülün çektiği, dili belasıdır. * Bülbülü altın kafese koymuşlar, "vatanım" demiş. * Büyük lokma ye ama büyük konuşma. * Cömert derler, maldan ederler; yiğit derler, candan ederler. * Cahile söz anlatmak, deveye hendek atlatmaktan zordur. * Cahil kendinin düşmanıdır, başkasına nasıl dost olur? * Cahil dostun olacağına, alim düşmanın olsun. * Cami ne kadar büyük olsa da, imam bildiğini okur. * Can boğazdan gelir. * Can çıkar, huy çıkmaz. * Çamura taş atma, üstüne sıçrar. * Can çıkmadan ümit kesilmez. * Cenabetten keramet umulmaz. * Cihanı yakan zulümdür, kazma-kürek değil. * Çok gezilen yerde ot bitmez. * Çakalsız köy olmaz. * Çok arpa atı çatlatır. * Çok söyleme arsız olur, çok verme hırsız olur. * Çok yaşayan bilmez, çok gezen bilir. * Çam sakızı çoban armağanı. * Çağrıldığın yere erinme, çağrılmadığın yerde görünme. * Çocuktan al haberi. * Çürük tahta mıh tutmaz. * Dağ dağa kavuşmaz, insan insana kavuşur. * Danışan dağlar aşar, danışmayan yolda şaşar. * Damlaya damlaya göl olur. * Davetsiz gelen döşeksiz oturur. * Davulun sesi uzaktan kulağa hoş gelir. * Darı unundan baklava, incir ağacından oklava olmaz. * Değneği yiyenle sayan bilir. * Doğru söyleyeni dokuz köyden kovarlar. * Deli söylemiş de akıllı oynatmış. * Demir nemden, insan gamdan çürür. * Demir tavında dövülür. * Denize düşen yılana sarılır. * Derdini söylemeyen derman bulamaz. * Dereyi görmeden paçayı sıvama. * Deveyi yardan atlatan bir tutam ottur. * Dibi görünmeyen sudan geçme. * Dinsizin hakkından imansız gelir. * Dinsizin ipi ile kuyuya inilmez. * Dost acı söyler. * Dost kötü günde belli olur. * Dost başa, düşman ayağa bakar. * Dost yüzünden, düşman gözünden belli olur. * Düşenin dostu olmaz. * Eğreti ata binen tez iner. * Ekmek Hıdır’ın su Bedir’in, yiyin için kudurun. * Ekmek elden su gölden. * Emeksiz yemek olmaz. * El ağzına bakan karısını tez boşar. * Ele verir talkını kendi yutar salkımı. * El sözü harman tozu. * Er kocar gönül kocamaz. * Eline, diline, beline mukayyet ol. * Erkek sel, kadın göl. * Erkek söyler, kadın dinler. * Evinde yok bulgur aşı, kendi gezer bölük başı. * El öpmeyle dudak aşınmaz. * Erken kalkan yol alır, erken evlenen döl alır. * Eşeğini övmeyen çerçi olmaz. * Eşek çamura düşünce, sahibinden yiğidi olmaz. * Evvel can, sonra canan. * Ev alma, komşu al. * El yumruğu yemeyen, kendi yumruğunu balyoz sanır. * Eceli gelen köpek cami duvarına işer. * Eğri oturup, doğru konuşalım. * Eken biçer, konan göçer. * Ekmeğin büyüğü, hamurun çoğundan olur. * El elden üstündür. * El ağzı ile çorba içilmez. * El elin eşeğini türkü çağırırak arar. * Elin ile koymadığını kaldırma. * Eli dar olanın dili kısa olur. * Emanet ata binen tez iner. * Fazla naz aşık usandırır. * Fakirin tavuğu tek tek yumurtlar. * Fukara oklavayı hacetten sayar. * Gafleti çok olanın devleti yok olur. * Garip kuşun yuvasını Allah yapar. * Geçtiğin köprüleri yakma. * Gem almayan atın ölümü yakındır. * Gelin binmiş deveye, gör kısmeti nereye. * Güvendiğimiz dağlara karlar yağdı. * Gelen geçer, konan göçer. * Güvenme varlığa, düşersin darlığa. * Güzel bürünür, çirkin görünür. * Güzeli herkes sever. * Gülün dostu dikendir. * Güzellik görenin gözündedir. * Gün ola, harman ola. * Gitti ağalar paşalar, kellere kaldı köşeler. * Gizliden gebe kalan, aşikare doğurur. * Görünen köy kılavuz istemez. * Gülme komşuna, gelir başına. * Güneş giren eve hekim girmez. * Güzel gözünden, yiğit sözünden belli olur. * Haddini bilmeyene haddini bildirirler. * Hain olan korkak olur. * Hamama giren terler. * Hak dedikten sonra, akan sular durur. * Hak ol ki, pak olasın. * Haklı hakkından vazgeçmez. * Haklı haksızı Bağdat’tan çevirir. * Halep orada ise arşın burada. * Hayvan ölür semeri kalır, insan ölür eseri kalır. * Helal mal kaybolmaz. * Haram harama gider. * Havlayan köpek ısırmaz. * Havlamasını bilmeyen it, sürüye getirir kurt. * Hem suçlu, hem güçlü. * Harman yel ile, düğün el ile. * Her deliğe elini sokma, ya yılan çıkar, ya çiyan. * Herkes ettiğini bulur. * Hısımı hısım yapan da avrat, hasımı hasım yapan da. * Hırsıza anahtar gerekmez. * Haramın binası olmaz. * Hocanın yap dediğini yap, yaptığını yapma. * Horoz ölür, gözü çöplükte kalır. * Huylu huyundan vazgeçmez. * Haydan gelen huya gider. * Hazıra dağ dayanmaz. * Hasta yatan değil, eceli gelen ölür. * Hem kız, hem baldırı düz, hem de ucuz olurmu? * Her işte bir hayır vardır. * Her koyun kendi bacağından asılır. * Her kuşun eti yenmez. * Her yiğidin bir yoğurt yiyişi vardır. * Horuzu çok olan köyün sabahı geç olur. * Irmak kenarına çeşme yapılmaz. * Irmaktan geçerken at değiştirilmez. * Isıracak it dişini göstermez. * Islanmışın yağmurdan korkusu olmaz. * İsteyenin bir yüzü kara, vermeyenin iki yüzü kara. * İt ite buyurur, it de kuyruğuna. * İti an, çomağı hazırla. * İyi insan lafının üstüne gelir. * İyilikle uslanmayanın sonu kötektir. * İşi olmayanın, aşı olmaz. * İşleyen demir ışıldar. * İt yatağında ekmek ufağı aranmaz * İyi olursa bahtından, kötü olursa bizden bilirler. * İyiden kötülük gelmez. * İyilik et, denize at; balık bilmezse, Halık bilir. * İt ile çuvala, kedi ile kilere girilmez. * İyilik et kele, öğünsün ele. * İt iti ısırmaz. * İğneyi kendine, çuvaldızı başkasına batır. * İki at bir kazığa bağlanmaz. * İnanma dostuna, saman koyar postuna. * İnsan doğduğu yerde değil, doyduğu yerde yaşar. * İnsan göre göre, hayvan süre süre alışır. * İnsanlar konuşa konuşa, hayvanlar koklaşa koklaşa anlaşır. * İnsan olmayan, insan kadrini bilmez. * İki cambaz bir ipte oynamaz. * İki dinle bir söyle. * İki eğriden bir doğru çıkmaz. * İnsan kocar, gönlü kocamaz. * İp inceldiği yerden kopar. * İstediğini söyleyen, istemediğini işitir. * Kabadayı tükürdüğünü yalamaz. * Kap sirkeye göredir. * Kafirden hacı, elden bacı olmaz. * Kalem kılıçtan üstündür. * Karamanın koyunu, sonra çıkar oyunu. * Karga bülbülü taklit edeyim derken, ötmeyi unutmuş. * Karnının doymayacağı yere, açlığını bildirme. * Kasap et derdinde, koyun can derdinde. * Kaşıkla verip, sapıyla gözünü çıkarma. * Katıra "baban kim?" demişler, "dayım at" demiş. * Kaz gelecek yerden tavuk esirgenmez. * Kazma kuyuyu, kazarlar kuyunu. * Kel yanında kabak anılmaz. * Keçinin canı sopa isteyince, çobanın değneğine sürtünür. * Kendi düşen ağlamaz. * Keskin sirke küpüne zarar. * Kılavuzu karga olanın burnu boktan kurtulmaz. * Kılıç kınını kesmez. * Kırk hırsız bir çıplağı soyamaz. * Kızım sana söylüyorum, gelinim sen anla. * Kızını dövmeyen dizini döver. * Kişiyi nasıl bilirsin, kendin gibi. * Komşu komşunun külüne muhtaçtır. * Komşunun tavuğu komşuya kaz görünür. * Köpeğe dalaşmaktansa, çalıyı dolaşmak hayırlıdır. * Köpeklerin duası kabul olsa, gökten kemik yağar. * Köpeksiz köy buldu, değneksiz gezer. * Köprüyü geçene kadar, ayıya dayı de. * Körler sağırlar birbini ağırlar. * Körle yatan şaşı kalkar. * Kötü tarlanın verdiğini, yiğit kardeş vermez. * Kurt kocayınca, köpeğin maskarası olur. * Kurt kuzu kaptığı yeri dokuz defa yoklar. * Kurunun yanında yaş da yanar. * Kibirin hasmı Allah’tır. * Kar, zararın kardeşidir. * Kuştan korkan, darı ekmez. * Kötü çamın kozalağı çok olur. * Kitaplar soğuk ama güvenilir dostlardır. * Lafla peynir gemisi yürümez. * Leyleğin ömrü lak lak ile geçer. * Lokma karın doyurmaz, şefaat artırır. * Mart kapıdan baktırır, kazma kürek yaktırır. * Minareyi çalan kılıfını hazırlar. * Merd-i Kıpti şecaat arzederken sirkatin söyler. * Mızrak çuvala sığmaz. * Malına mukayyet ol, komşunu hırsız çıkarma. * Meyve veren ağaç taşlanır. * Namazda meyli olanın, kulağı ezanda olur. * Nasihat vereceğine para ver. * Ne ekersen onu biçersin. * Ne verirsen elinle, o gider seninle. * Okumayı sevmeyene dokuz hoca az. * Olmaz olmaz deme, olmaz olmaz. * Öfke gelir gider, kelle gider gelmez. * Öfle ile kalkan zarar ile oturur. * Öksüz kuzu, toklu olmaz. * Öküzün altında buzağı arıyor. * Ölmüş at arar, nalını sökmeğe. * Ölmüş eşek kurttan korkmaz. * Ölenle ölünmez. * Öl benim için, öleyim senin için. * Öldüğüne bakmaz da, koz ağacından tabut ister. * Ölüsü olan bir gün ağlar, delisi olan her gün ağlar. * Para insana dil, elbise insana yol öğretir. * Parasız pazara, kefensiz mezara gidilmez. * Paraya nereye gidiyorsun demişler, çoğun olduğu yere demiş. * Para parayı çeker. * Pire itte, bit yiğitte olur. * Pis boğaz ile boş boğaz, beladan kurtulmaz. * Rüzgar eken, fırtına biçer. * Sabreden derviş, muradına ermiş. * Sakalda keramet olsa, keçi şehlik ederdi. * Sakla samanı, gelir zamanı. * Saman elin ise, samanlık senin. * Sayılı koyunu kurt kapmaz. * Sen kendini övme, el seni övsün. * Sinek küçük ama mide bulandırır. * Soğuk su, sıcak aş diş düşmanı, genç avrat koca herif düşmanı. * Sopayı yiyen eşek atı geçer. * Söyle arkadaşını, söyleyeyim sana seni. * Söyleme dostuna, söyler dostuna. Bir gün olur tuz basarlar postuna. * Söylemeyen ağız, söyleyen ağzı yorar. * Söz büyüğün, sus küçüğün. * Söz var insanı yola getirir, söz var insanı yoldan çıkarır. * Söz var iş bitirir, söz var baş yitirir. * Su akarken testini doldur. * Seli gider, kumu kalır. * Soyunu unutanın cenazesini soysuzlar kaldırır. * Sen eşek olursan, semer vuran çok olur. * Sırrını düşman bilmesin dersen, dostuna açma. * Söz gümüş ise sükut altındır. * Söz dinleyen, söz verenden uz gerek. * Söyleyene değil, söyletene bak. * Söyleme sırrını dostuna, o da söyler dostuna. * Sekiz aptal, dokuz kaşığı boş bırakmaz. * Su uyur, düşman uyumaz. * Su akmadıkça durulmaz. * Su testisi su yolunda kırılır. * Sütten ağzı yanan yoğurdu üfleyerek yer. * Sürüden ayrılanı kurt kapar. * Taşıma su ile değirmen dönmez. * Tatlı söz yılanı deliğinden çıkarır. * Tavşan dağa küsmüs, dağın haberi olmamış. * Tekkeyi bekleyen çorbayı içer. * Tembele iş buyur, sana akıl öğretsin. * Tereciye tere satılmaz. * Tavuk suyu içer, Allah’a bakar. * Tilkinin dolaşıp geleceği yer kürkçü dükkanıdır. * Tek taştan duvar olmaz. * Tok açın halinden anlamaz. * Tok ağırlaması güçtür. * Topalla gezen aksama öğrenir. * Ucuz etin yahnisi yenmez. * Ucuz alan pahalı alır. * Ummadığın taş baş yarar. * Umut fakirin ekmeğidir. * Un elekten, çamur bilekten geçer. * Uysal atın çiftesi pek olur. * Ufak suda balık kendini büyük sanır. * Üzüm üzüme baka baka kararır. * Üzümünü ye, bağını sorma. * Vakit nakittir. * Vakitsiz öten horuzun başını keserler. * Varsa pulun, herkes kulun, yoksa pulun, dardır yolun. * Veren el, alan elden üstündür. * Yaş kesen, baş kesen iflah olmaz. * Yalancının mumu yatsıya kadar yanar. * Yalnız kuş, yuva yapmaz. * Yanlış hesap Bağdat'tan döner. * Yarım hekim candan, yarım hoca dinden eder. * Yazın başı pişenin kışın aşı pişer. * Yazın eli yaş olanın, kışın ağzı yaş olur. * Yiğidi öldür, hakkını yeme. * Yenenle yanana bir şey dayanmaz. * Yemeye hazır dayanmaz. * Yıkılan güreşe doymaz. * Yol üstüne bostan ekme el için, kocalıkta avrat alma el için. * Yol yürümeyle, borç ödemeyle biter. * Yola giden yorulmaz. * Yuvarlanan taş yosun tutmaz. * Yavuz itin sonu uyuz olur. * Yavuz hırsız ev sahibini bastırır. * Yürük at yemini, yavuz it ününü artırır. * Yatan aslandan, gezen tilki iyidir. * Yüz versen astar ister. * Yaza çıkardık danayı, beğenmez oldu anayı. * Yılanın soktuğunu akrep de sokar. * Yal yiyen it, yüzünden belli olur. * Yedisinde neyse, yetmişinde de o olur. * Yiğidin anası çabuk ağlar. * Zenginin malı, züğürdün çenesini yorar. * Zorla güzellik olmaz. * Zora dağlar dayanmaz. * Zehirden şifa, kahpeden vefa beklenmez. * Zararın neresinden dönersen kardır. * Zaman sana uymazsa, sen zamana uy. * Zengin arabasını dağdan aşırır, fakir düz yolda şaşırır.